Refik Anadol ile Sorgulamanın ve Anlamanın Yolculuğu

Akira Kurosawa 1990 Oscar Onur Ödülü konuşmasında, sinemanın derinliğinden bahsederek henüz onu tam olarak anlayamadığını, daha çok çalışarak sinemayı daha iyi anlayacağını ve ödüle layık olacağını söylemişti.

Bilmek kavramının ifade etmenin hiç kolay olmadığını ve bilginin sürekli olarak hareket haline olduğunu genellikle unutmaya meyilli insanoğlu. Bir konu hakkında elde edilen temel bir bilgiden sonra o konu veya alanda derinlemesine bilgi sahibi olabileceğimi düşünecek kadar özgüvenli. Bilmek ve bilginin değişimini yakalayabilmek tam anlamıyla böyle olmasa gerek…

Refik Anadol ise bizlere yepyeni bir bakış açısıyla beraber dünyayı yeniden anlama ve sorgulama yolculuğu sunuyor. Bilinen kavramların tekrar tekrar düşünülmesi, sorgulanması ve anlamlandırılması gerektiğini anlatırken, teknoloji ve sanatın nasıl beraberce kullanabileceğini gösteriyor. Eserlerinde geçmiş, gelecek ve bugünün bir arada hayat bulabildiği çalışmalar ortaya koyuyor. Verileri ve teknolojiyi kullanarak şimdiye kadar kimsenin aklına gelmeyen harikulade bir derinlik, muazzam bir görsellik ve şimdiye kadar hiç görmediğimiz düşünsel bir farklılık ile sanatını tüm insanlığa hediye ediyor.

Refik Anadol’un sanatını görme şansı olan bireyler için ise bilmek, gerçek ve gerçeklik üzerine düşünmek ve sorgulamak için yeni kapılar açılıyor. Sinema dahil her sanatın değişiminin başlangıç noktasında duruyoruz. Bunun sebebi teknoloji değildir, teknoloji yıllardır vardır ve sanat dallarında aktif olarak kullanılıyor. Bunun asıl sebebi yeni bakış açısı ve bilinen fikirler üzerine düşünmekten ve merak, sorgulama ile teknolojinin birleştirerek bir sanat haline getirmesinden geçiyor. İnsanın kendi zihnini sınırlamadığında ve özgür bıraktığında sonsuz bir gelişim ve düşünce alanı bulunduğunu anlıyoruz.

Teknoloji ve internet bizlere büyük bir akış sunuyor. Akışa kapılmamak ve zihni faydalı faydasız bilgi akışı ile doldurmamak neredeyse imkansız. Ama her bireyin kendisine ve hayata karşı “sorgulama ve keşfetme” zorunluluğu var. Bunun için insan kendisini keşfederek başlamalı. Sessizlik insanın kendini tanıması için bir başlangıçtır. Okumak ve sanat ile ruhunu beslemeli insan, sonrasında düşünmeye ve sıfırdan başlamaya kendini hazırlamış demektir.

İnsan zihni sınırlarla ve yapılamazlar ile doludur. Gerçek olan ise insan zihninin sınırlarını kaldırabildiğinde yapılamaz diye bir kavram yoktur. Ve yine en önemli her konu üzerinde düşünebilmek ve sorgulayabilmektir. Hayatta sabit veya değişime uğramayan bir kavram yoktur. Her bireyin bildiklerini tekrar sorgulaması ve merak etmesi şarttır. Gerçek başarıya ve büyük keşiflere giden yolda bu merak ve öğrenme duygusu itici güçtür.

“Varlığına inandığım geleceğin eksiksiz bir şekilde var olabilmesi için kişisel gelişim ve üretimin hiç durmaması gerektiğini inanıyorum.” Refik Anadol

Teşekkürler
Tomorrow

BENZER İÇERİKLER

DİJİTAL BÜLTEN ÜYELİĞİ

En Çok Görüntülenenler

Hepimizden Geriye Ne Kalacak?

“Kelimeleri yazıya yedirmek ise eylemi daimi yapar.” Alfred The Great Yaptıklarımız hatırlanacak. Belirli bir süre adımız anılacak ama sonrasında geride bizi hatırlayan kimse kalmayacak. O...

İnsanın Yükselişini Ne Açıklayabilir?

Yetmiş bin yıl önce, insan atalarımız, diğer tüm hayvanlarla birlikte Afrika'nın bir köşesinde sadece kendi işine bakan önemsiz hayvanlardı. Oysa ki bugün pek azı,...

Finlandiya Eğitim Modelinden İnovasyon, Büyük Veri ve İnsan Kaynağı Dersleri

Finlandiya'nın eğitim alanındaki inovasyon, büyük veri analizi ve insan kaynağıyaklaşımını anlatılırken, günümüzün bu meşhur kavramlarına eğilen pek çok sektör için de çok sayıda benzer senaryo, mesaj ve tavsiye...