Tomorrow

Kahneman’ın İkili Düşünme Sistemi

Kahneman’ın İkili Düşünme Sistemi

Dün (27.03.2024) hayatını kaybeden, davranışsal ekonomi üzerine yaptığı çalışmalarla 2002 yılında Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazanan ve “Hızlı ve Yavaş Düşünme” kitabının yazarı Prof. Daniel Kahneman’ın “İkili Düşünme Sistemi ve Karar Verme” sistemi.

Nobel Ödüllü Daniel Kahneman ve Deneysel Psikolog Amos Tversky yaptıkları çalışmalarla beynimizde iki farklı sistemin iç içe çalıştığını ortaya koydular. Sistem 1, çok hızlı karar alan; Sistem 2 ise verileri dikkatlice inceleyen, hesap kitap yapan ve çok daha yavaş çalışan bir sistem olma özelliği taşıyor. Bu iki sistemin ise becerileri çok farklı; karşılaştığımız durumlar hangisinin uzmanlık alanına giriyorsa o sistem devreye giriyor.

Kahneman, teorisinin bağlamı olarak, bir bireyin her gün yaklaşık 35.000 karar verdiği tahminini ortaya koyuyor. Bu çözümlere ulaşmak için zihin ya “hızlı” ya da “yavaş” düşünmeye yöntemini izler.

Hızlı düşünme yolu (Sistem 1) çoğunlukla bilinçsizce çalışır ve mümkün olan en az bilişsel zorlama ile güvenilir kararlara ulaşmayı amaçlar. Sistem 1, geniş gözlemlere ve hızlı değerlendirme tekniklerine dayanırken, sistem 2 (yavaş düşünme) belirli bir sorunun ayrıntılarını dikkatlice değerlendirmek ve mantıksal olarak bir çözüme ulaşmak için bilinçli, sürekli dikkat gerektirir. Yeni biriyle tanıştığımızda, bir iş görüşmesi yaptığımızda, aniden veya stres altında karar vermemiz gerektiğinde Sistem 1 devrededir. Bizi düşmanlardan, tehlikelerden koruyan Sistem 1’dir. Atalarımızdan devraldığımız bütün içgüdülerimiz Sistem 1’e ait özelliklerdir.

Sistem 2 ise analiz yapan, düşünen, yavaş, dikkatli ve zor karar veren bir sistemdir. Sistem 2’nin çalışması fazladan bir güç harcadığı için enerji tüketir ve bizi yorar. Zorlu kararları aldıktan sonra kendimizi bir savaştan çıkmışız gibi hissetmememiz, Sistem 2’nin çalışması için harcadığımız yoğun enerji nedeniyledir.

Analiz yapıp seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiğinde Sistem 1 yerini Sistem 2’ye bırakır. Bunun dışındaki bütün durumlarda hayatımızın neredeyse tamamını Sistem 1 yönetir. Günlük kararların hacmi göz önüne alındığında, problem çözmenin yaklaşık %98’inin sistem 1’i kullanması şaşırtıcı değildir. Bu nedenle, insan zihninin bu hızlı düşünme yolunu desteklemek için etkili, verimli buluşsal yöntemlerden oluşan bir araç kutusu geliştirmesi çok önemlidir.

İnsanın aklının nasıl çalıştığını; duyguların, sezgilerin ve mantığın hangi durumlarda hangi rolleri üstendiğini anlamak, hepimizi daha bilgili ve güçlü kılar. İnsan zihninin nasıl çalıştığını anlamak bize güç verir, neyin neden olduğuna dair fikir yürütmeye yardımcı olmaya alan açması anlamında önemlidir.

Kaynaklar: https://bit.ly/3GaZ1qr, https://bit.ly/3Mxa4g8

Bu yazıyı paylaş: