Yeni Nesil Çalışan Sorunu: Toksik Lider

Liderlik, olumlu bir şekilde algılanan ve bir toplumu doğru şekilde yönlendiren bir mekanizma olarak tanımlanır. Kavram, örgüt ve çalışanları açısından olumlu algılanmasına rağmen, çalışmalar liderliğin karanlık tarafının da var olduğunu göstermiştir.

Son yıllarda ön plana çıkan ve özellikle çalışanlar tarafından vurgulanan liderlik türlerinden biri de toksik liderliktir. Toksik kelimesi sözlük anlamınca ‘’zehir’’ olarak tanımlanmaktadır.

Toksik lider, astların motivasyonunu ve moralini düşüren, verimsiz çalışmasına neden olan ve bunun tüm örgüt geneline yayılmasına sebebiyet veren bir liderlik modelidir.

Kavram ilk kez Dr. Marcia Lynn Whicker (1996) tarafından kullanılmıştır. Whicker’e (1996) göre, toksik liderlik, uyumsuzluk tutumuna dayanan, çevreyi sert ve zararlı bir şekilde yönlendirme eğiliminde olan ve başkalarının başarısına dayanarak başarılı sayılmayı amaçlayan bir liderlik olarak tanımlanmaktadır.

Toksik lider, çalışanlara yoğun baskı uygulayarak ve küçümseyerek gücünü ve otoritesini kullanan bir liderlik şeklidir. Bu nedenle, toksik liderlerin en belirgin özelliği bencil olmaları ve çalışanlarına kasıtlı olarak zarar vermeleridir. Başka bir deyişle, belirli bir amaca hitap etmeden kayıtsız davranan liderlerden farklıdırlar. Bu nedenle, toksik liderler, çalışanları davranışlarıyla kasıtlı olarak olumsuz yönde etkileyen özel bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır.

Toksik liderlik üzerine yapılan birçok çalışmada, liderlerin çalışanlarına baskı uyguladığı, çalışanların kendi sorumlulukları olmayan işlerden sorumlu tutulduğu ve daha fazla çalışmaya zorlandığı ve haksız fedakarlıklar beklediği vurgulanmıştır. Ayrıca, kişisel güç kullanımı, olumsuz kişilik ve ideolojik düşmanlık diğer toksik özellikler olarak belirtilmiştir. Toksik liderlik ile ilgili akademik literatür çok fazla olmasa da, bazı liderlik tarzlarının yapılarında toksik özelliklere sahip olduğu akademisyenler tarafından belirlenmiştir. Bu liderlik tarzlarından bazıları yıkıcı liderlik, otoriter liderlik, narsistik liderlik, kaba-zorba liderlik gibi olumsuz ve toksik özelliklere sahip liderlik yapılarıdır.

Toksik liderler örgüt içerisinde kendini nasıl belli eder?

Flynn (1999) toksik liderleri örgüt içerisinde çalışanlarına kaba ve zorbalık davranışları sergileyen kişiler olarak tanımlar. Ona göre, toksik liderler çalışanlarını yüksek sesle azarlar ve saldırgan, dürtüsel olarak çalışanlarına zarar verirler. Aynı zamanda Flynn, toksik liderlerin kötü niyetli davranan, uyumsuzluk sergileyen ve hoşnutsuzluk yaratan liderler olduğunu da vurgular. Toksik liderlerin çalışanları küçük düşürerek başarıya ulaşmayı hedeflediklerini, gerçek duygularını açığa çıkarmayan kişiler olduklarını belirtir.

Toksik liderlerin en belirgin özellikleri ise, astlarını kullanmak, astlarına karşı yıkıcı davranmak, astlarını aşağılamak, mesleki görevlerini aksatmak, kendi sorunları için başkalarını suçlamak, işini iyi yapan kişilere karşı aşırı derecede eleştirel tavır göstermek ve korkutmaktır.

Nitekim Kusy ve Holloway (2009) bir örgütün toksik liderinin örtük zarar ve sonuçlarını sisteki bir buzdağına benzetmektedir. Buzdağının ucu toksik liderin görünür olan davranış biçimini, buzdağının dibi ise görünmeyen insani etkisi, verimlilik ve temel kayıpları yansıtmaktadır.

Öte yandan, bir lider, tüm çalışanlarına değil, örgüt içerisinde yalnızca bir çalışana karşı sert ve küçük düşürücü davranışlar sergiliyorsa, Reed’e (2004) göre bu lider toksik bir lider olarak kabul edilmez. Çünkü liderin sergilediği bu davranışlar organizasyondaki herkesi etkilemelidir. Bu bağlamda, bir lider, tüm örgüt içi ile iyi ilişkiler sürdürürse ve yalnızca bir çalışana karşı olumsuz davranışlar sergiliyorsa, toksik bir lider olarak tanımlanamaz. Ayrıca, bir liderin toksik bir lider olarak tanımlanabilmesi için kişisel sorunlarını örgüte ve çalışanlarına yansıtması gerekir.

Toksik liderler, astlarını görmezden gelerek ve kendi çıkarları tarafından motive edilebilecek davranışlar sergileyerek olumsuz bir örgütsel iklimi yaratır.

Tam da bu noktada Robert Hargrove;

‘‘Liderin yapabileceği işlerden biri, insanları gerçekten nelerin motive ettiğini bulmak ve bunlardan yararlanarak, bireylerin ve grupların zorlu hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmaktır.’’ sözü ile hatırlatır kendini.

Olumsuz bir örgütsel iklime sahip olan çalışanların örgütsel aidiyet ve güven duygularının zarar göreceği aşikardır. Bilindiği gibi, bir kurumu başarıya götüren ana anahtar, çalışanın içerisinde yer aldığı örgütüne duyduğu güven ve aidiyet duygusudur. Çalışanın içerisinde yer aldığı organizasyona kendini ait hissetmemesi ve güven duymaması, örgüt başarısında ve çalışan verim çıktısında hasarın oluşmasında ana nedenlerdendir.

Örgüt içerisinde toksik liderlerin belirmesine neden olan temel unsur/unsurlar nelerdir diye düşünüldüğünde ise burada çevre faktörünün açık ara ön plana çıktığı gözlenmiştir.

Çünkü liderler de diğer insanlar gibi, farklı nedenlerle ve farklı şekillerle olumsuz davranışlar sergileyebilirler. Bazen yaşadıkları ortam da kötü davranışlar sergilemelerine teşvik edebilir. İçinde yer alınan çevre olumsuz davranışların normal görüldüğü bir ortam haline gelmişse, bu olumsuz davranışların o ortamdaki liderler tarafından kolayca sergilenmesi mümkündür. Bununla birlikte, liderler esas olarak kişilikleri ve arzuları nedeniyle kötü davranışlar sergilerler. Bu bağlamda, liderliğin özellikleri, liderliğin yanı sıra kişiliğini de şekillendirir.

Liderlerdeki toksisite ne yazık ki pek çok örgütte ortak bir gerçekliktir. İşletmelerde büyük olumsuzlukların gelişmesine yol açan ve son yıllarda çalışanların büyük sorunu haline gelen toksik lider davranışları ne yazık ki ne bir anda ne de kendiliğinden ortadan kalkamayacak derinliktedir. Örgütlerin önemli bir sorunu haline gelen bu olgu, ne kadar erken evrede tespit edilirse, yok edilmesi daha kolay olur ve vereceği zarar da düşük düzeyde kalır.

Sonuç olarak toksik lider tarzı davranışların çalışanlarda ki olumsuz duyguların ve düşük iş çıktısının gelişmesinin bir göstergesi olduğu söylenebilir. Bundan dolayı örgüt içerisinde, liderlerin çalışanlarına karşı toksik lider davranışı gösterip göstermediklerinin takip edilmelidir ve toksik lider davranışı gösteren kişiler için organizasyon yönetiminin uygun önlemleri almalıdır. Çünkü örgüt içerisinde üstüne değer veren ve saygı duyan liderin aynı ölçüde astına değer verip saygı duyması beklenir.

Geçmişte görüldüğü ve gelecekte de görüleceği üzere bir organizasyonu ileriye taşıyabilecek tek güç potansiyeli insan kaynağıdır. Dolayısıyla çalışanına değer veren ve gelişimin destekleyen her kurum, kuruluş, yönetici ve lider başarısını katlayarak arttıracaktır.

Keyifli okumalar,
Didem Keskin

BENZER İÇERİKLER

DİJİTAL BÜLTEN ÜYELİĞİ

En Çok Görüntülenenler