Polka Music Production organizasyonu ve Beyaz Group yatırım ortaklığı, Eti ve The Coca Cola Company bronz sponsoraluğu, Kafa Radyo ve Lavarla medya sponsorluğunda gerçekleşen Eskişehir Caz Festivali (ECF), ikinci yılında 6.000 kişiyi müzikle buluşturdu. 26–27 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenen festival, etkili yağmura rağmen değil, yağmurla birlikte devam etti. Binlerce ECF dinleyicisi iki gün boyunca konserleri, yan etkinlikleri ve şehirle iç içe geçen festival deneyimini paylaşmaya devam etti.
İlk yılında “Şehri Cazla Tanı” diyerek yola çıkan ECF, ikinci yılında şehrin daha derinlerine inmeyi seçti. Eskişehir’in en güçlü kültürel sembollerinden biri olan lületaşını festivalin teması haline getiren ECF, bu kez şehrin yüzeyinden değil, adeta toprağın altından ilerleyerek kendi köklerine ulaştı.
İlk yıl şehri cazla tanıyan festival, ikinci yılında şehrin derinlerine indi, kök saldı ve lületaşı madenini çıkardı.
Bu yaklaşım, ECF’nin yalnızca konserlerden oluşan bir müzik festivali değil; Eskişehir’in kültürünü, şehir hayatını ve farklı disiplinlerini müzik aracılığıyla bir araya getiren bir şehir festivali olma hedefini de güçlendirdi.
ECF’NİN İLK ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ: ESKİŞEHİR’DEN BRÜKSEL’E KÜLTÜREL KÖPRÜ
Festivalin ikinci yılının en önemli gelişmelerinden biri, ECF sayesinde Eskişehir ile Belçika’nın başkenti Brüksel arasında müzik aracılığıyla kültürel bir köprü kurulması oldu.
Ankara Belçika Büyükelçiliği’nin desteğiyle Belçikalı sanatçılar Zinne Voilà ve Teddy’s Brain Drain, ECF 2026 programında Eskişehirli müzikseverlerle buluştu.
Bu destek, ECF’yi 2. yılında uluslararası festival yapma özelliği taşıyor.
İş birliğinin gerçekleşmesinde Belçika’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde ve Belçika Büyükelçiliği ekibinin desteği belirleyici oldu. Büyükelçi Van de Velde yalnızca sürece destek vermekle kalmadı; festival boyunca bizzat Eskişehir’de bulunarak ECF’ye katıldı. Büyükelçilik ekibi de festivalin farklı etkinliklerinde ve konserlerinde yer aldı.
ECF’nin ikinci yılında gerçekleştirilen bu uluslararası buluşma, Eskişehir ile Brüksel arasında müzik üzerinden ilk kez bir bağ kurulmasını sağladı.
Festival kapsamında Belçika ile gerçekleştirilen bu iş birliğinin yanı sıra Jazz Network | Kültür, Sanat ve Şehir buluşmasında da kültür-sanatın şehirler, uluslararası ilişkiler ve iş dünyası üzerindeki etkisi konuşuldu.
Etkinlik, REV Gayrimenkul’ün etkinlik sponsorluğunda Design Haus’ta gerçekleşti.
Jazz Network’te Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Eti Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emir Turan, Beyaz Group Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Beyaz ve Belçika’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde konuşmacı olarak yer aldı. Etkinliğin moderasyonunu ise Polka Music Production Kurucusu ve ECF Direktörü Özlem Yıldırım üstlendi.
ŞEHRİN DERİNLERİNE İNEN FESTİVAL
ECF 2026’da “Lületaşı” yalnızca festivalin görsel teması olarak kullanılmadı.
Festival kapsamında gerçekleştirilen Lületaşı Workshop’u, katılımcıları Eskişehir’in bu eşsiz madeninin hikâyesiyle buluşturdu. Odunpazarı Belediyesi Kurşunlu Külliyesi Ahşap Müzesi’nde gerçekleşen atölyede Emre Mangaltepe, katılımcılara lületaşının hikâyesini ve işlenme sürecini aktardı; ardından katılımcılar kendi çalışmalarını üretme fırsatı buldu.
ECF böylece festival temasını yalnızca sahne tasarımında değil, şehrin kültürel mirasına dokunan gerçek bir deneyime dönüştürdü.
CAZ SAHNEDE KALMADI, ŞEHRE YAYILDI
ECF’nin ikinci yılında festival alanının sınırları da genişledi.
Caz Gondolu ile müzik Porsuk Çayı’na taşındı. Katılımcılar Porsuk üzerinde gerçekleşen performanslarla şehri farklı bir açıdan deneyimledi.
Festivalin ikinci gününde gerçekleştirilen KentGO ile Bisiklet Turu ise Eskişehir’in “Arabasız Pazar” gününde müzik ve şehir hareketliliğini bir araya getirdi. Katılımcılar KentGO rehberliğinde ve Tripy bisikletleriyle festival alanından şehrin farklı noktalarına uzanan bir rota izledi.
Festival programında ayrıca yönetmen Batu Akyol’un “Türkiye’de Caz” belgeseli Hamam Müzesi’nde gösterildi. Gösterimin ardından katılımcılar müzeyi rehberli turla keşfetme fırsatı buldu.
Yogico x Arplı Yoga, çocuklara yönelik Çocuk Caz, The Mini Beetles ve Meda Dance Academy’nin Latin Jazz atölyeleri de festivalin müziği farklı yaş grupları ve disiplinlerle buluşturan programları arasında yer aldı.
ECF SAHNESİNDE TÜRKİYE’NİN FARKLI KUŞAKLARI
İki günlük festival programında Fatih Erkoç, Gaye Su Akyol, Gevende ve Birsen Tezer gibi Türkiye müziğinin farklı kuşaklarından önemli isimler sahne aldı.
Festival geceleri ise ECF’ye özel projelerle devam etti.
Derdo Disco, ECF için hazırlanan özel LIVE projesiyle festivalin 26 Eylül gecesindeki after party’sinde sahne aldı.
27 Eylül’de ise Akın Sevgör, ECF’nin kapanış partisinde festivalin son gecesine eşlik etti.
ECF Showcase kapsamında genç ve bağımsız müzisyenlere alan açan festivalde Ege Ön IVTET ve Jumpin Cats sahne aldı.
ECF Showcase, festivalin yalnızca tanınmış isimleri ağırlayan değil, yeni müzik üretimlerini de görünür kılmayı amaçlayan bölümü olarak ikinci yılında da programın önemli parçalarından biri oldu.
ÇOCUKLAR İÇİN DE CAZ VAR
Yetişkin odaklı festivallerde çok sık karşılaşılmayan bir yaklaşımla ECF, çocuklara özel projeleri de programın merkezine aldı.
Çocuk Caz, The Mini Beetles ve Meda Dance Academy’nin Latin Jazz Dansı atölyeleri, 26–27 Eylül tarihlerinde çocukları müzikle buluşturdu.
ECF böylece cazı yalnızca yetişkin izleyicilerin deneyimlediği bir müzik türü olmaktan çıkararak, çocukların da festival kültürünün bir parçası olabileceği bir alan yaratmayı hedefledi.
YAĞMUR YAĞDI, MÜZİK DEVAM ETTİ
ECF 2026’nın en unutulmaz anlarından biri festivalin ikinci gününde etkili olan yağmur oldu.
Ancak yağmur, festival alanındaki enerjiyi durdurmadı.
6000 kişi, yağmurla birlikte ECF’de müzik dinlemeye devam etti.
Festivalin ardından ECF ekibi bu deneyimi şu sözlerle özetledi:
“Yağmura rağmen değil, yağmurla bizimle birlikte olan binlerce ECF dinleyicisine minnettarız. İlk yılımızda Eskişehir’in soğuğunu tanımıştık, ikinci yılında da yağmuruyla sırılsıklam olduk. Ama bereketiyle geldi diyelim. Binlerce insanın sayesinde sıcacık olduk.”
İlk yıl Eskişehir’in soğuğuyla tanışan ECF, ikinci yılında yağmurla sınandı; ancak festival seyircisi iki gün boyunca müziğin peşinden gitmeye devam etti.
ECF’NİN ARKASINDA GÜÇLÜ BİR MARKA VE KURUM AĞI
Polka Music Production organizasyonu ve Beyaz Group yatırım ortaklığıyla gerçekleşen festivalin Bronz Sponsorları Eti ve The Coca-Cola Company, Medya Sponsorları ise Kafa Radyo ve Lavarla oldu.
Festivalin uluslararası programı Ankara Belçika Büyükelçiliği’nin desteğiyle gerçekleşti.
Tepebaşı Belediyesi ayni destekleriyle festivalin yanında yer alırken, çok sayıda kurum ve marka farklı alanlarda ECF’ye katkı sundu.
Festivalin Destekçi Sponsorları arasında ise Carna Jewellery ve Hippo French Tacos yer aldı.
Carna Jewellery aynı zamanda ECF’nin Bileklik Sponsoru olarak festivalin girişinde kullanılan özel festival bilekliklerini hazırladı.
Hippo French Tacos ise festival alanındaki desteğiyle ECF’nin yeme-içme deneyiminin bir parçası oldu.
Festivalin farklı ihtiyaçlarına destek veren diğer marka ve kurumlar arasında Rota Business Hotel, The Merlot Hotel, Sam Royal Hotel, Grande Arte Hotel, Inn Town Hotel, YCY Avukatlık & Danışmanlık, Varuna Gezgin, The Hunger Eskişehir, Acıktım Kafedeyiz, Tripy Mobility, Çamkirazı Otomotiv ve Petrol Ürünleri, Good Sanitation Company, EMSA Jeneratör, House of Silk, Koza Kebap, Museum Pub, KYS Design ve çok sayıda yerel işletme yer aldı.
Bu geniş iş birliği ağı, ECF’nin yalnızca bir müzik etkinliği değil, Eskişehir’in kültür, sanat, gastronomi, turizm ve iş dünyasını aynı ekosistemde buluşturan bir şehir festivali olarak büyümesini sağladı.
“İLK YIL ŞEHRİ TANIDIK, İKİNCİ YIL DERİNLERİNE İNDİK”
Festivalin kurucusu ve Polka Music Production Kurucusu Özlem Yıldırım, ECF’nin ikinci yılını şu sözlerle değerlendirdi:
“İlk yıl ‘Şehri Cazla Tanı’ diyerek yola çıktık. İkinci yılda ise şehrin derinlerine inmeyi seçtik. Lületaşı temasını yalnızca bir tema olarak kullanmak istemedik; gerçekten şehrin köklerine dokunmak istedik. Bir anlamda şehrin derinlerine indik, kök saldık ve lületaşı madenini çıkardık.”
Yıldırım, Belçika ile gerçekleştirilen ilk uluslararası iş birliğinin de festival açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“ECF sayesinde ilk kez Eskişehir ve Belçika, özellikle de Brüksel arasında müzik sayesinde kültürel bir köprü kurduk. Sayın Büyükelçi Hendrik Van de Velde’nin ve Belçika Büyükelçiliği ekibinin desteği bizim için çok kıymetliydi. Büyükelçimizin festivale bizzat katılması ve tüm süreçte gösterdiği ilgi, bu iş birliğini bizim için çok özel hale getirdi.”
Yıldırım, festivalin yağmurlu geçen ikinci gününe ilişkin ise:
“6000 kişinin yağmurla birlikte bizimle kalması, ECF’nin hafızasında uzun süre kalacak bir an. Bence bir festivalin gerçek hikâyesi bazen sahnede değil, seyircinin yağmur altında hâlâ müziği dinlemeyi seçtiği anda yazılıyor.”
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM İÇİN YENİDEN YOLA ÇIKIYOR
Eskişehir Caz Festivali, ikinci yılında uluslararası destekleri, şehir geneline yayılan etkinlikleri, çocuk projeleri, genç müzisyenlere açtığı Showcase sahnesi ve güçlü marka ortaklıklarıyla yoluna devam etti.
İlk yıl Eskişehir’i cazla tanıyan, ikinci yıl şehrin derinlerine inerek kök salan ECF, şimdi üçüncü yılı için hazırlanmaya başlıyor.
ECF’nin üçüncü bölümünde Eskişehir’i ve müziği nasıl bir hikâyenin buluşturacağı ise şimdiden merak konusu.