Neden Girişimcilik?

By

“Türkiye için, dünya için girişimcilikten daha önemli bir şey düşünemiyorum!” Hamdi Ulukaya

Girişimcilik, hayata farklı bir açılardan bakarak, sorunları görmek ve bu sorunları çözmeye çalışmaktır. Girişimcilik hayatın her anında mevcuttur ve her zaman için çözülecek farklı sorunlar olacaktır. Girişimcilerin farkı ise başlangıçta bir iş modeli olmayan ve zamanla bir şirkete dönüşen, esnek ve hızlı yapılar olmasıdır. Bu yüzden girişimler büyük şirketlerle mücadele edebilir, onlarla iş birliği yapabilir hatta onları yenilgiye bile uğratabilir.

Kurumsal dünya uzun zamandır doğrusal bir şekilde büyüyerek bugünlere geldi. Kurumsal iş dünyası ise artık ciro veya satış anlamında şirketlerin büyümesinin devam edeceği ama insan sermayesi anlamında büyüyemediği bir dönemin başlangıcında bulunuyor. Bunun ana iki sebebi iş dünyasının dijitalleşmesi ve teknoloji ile değişimidir. Kurumsal şirketler teknoloji kullanarak hızlanmak, dijitalleşmek ve çağı yakalamak zorunda. Bunun sonucunda ise şirketler, yaptıkları işleri daha verimli ve daha hızlı yapabiliyor ama bunu iş gücünü ve insan sermayesini arttırmadan hayata geçirebiliyor.

Kurumsal şirketler için önemli açmazlardan birisi de burada. Genç/tecrübeli, farklı bakış açısına sahip, yaratıcı ve yetkinlik sahibi olan bireyleri bünyelerine katamayan kurumsal dünya, aynı işleri daha verimli yapmak zorunda kalıyor. Şirketler bir paradoksun içine hapsoluyor ve radikal bir değişim yaratamıyor.

Yeni iş dünyasının itici gücü ise girişimcilik olmalıdır. Girişimcilik, iş dünyasını sürekli ve radika bir şekilde değiştirmekte, büyük endüstrileri yeniden kurgulamakta ve yeni iş alanları yaratmaktadır. Zamanında girişim olarak başlayan bir çok yapı, şu an dünyanın en büyük ve en inovatif şirketleri halini almıştır. Her ne kadar mal ve hizmetlerin büyük kısmı kurumsal şirketler tarafından üretilse bile değişimi yaratan çoğu zaman girişimlerdir.

Sosyal olgu olarak değerlendirildiğinde ise yeni nesillerin artık kurumsal hayatta yer almak istemedikleri, plaza hayatının onlara çekici gelmediği, aynı anda farklı işler yapmak istedikleri ve hiyerarşi yerine takım çalışması talepleri olduğu bilinmektedir. Kurumsal hayat ise kural ve yönetmeliklere bağlı çalışan talep etmeyi sanayi devriminden bu yana bırakamadı. Bu yüzden kurumsal hayatın radikal bir değişimi yaşanmadan yeni nesiller ve onların kendilerini ifade edecekleri iş dünyası olarak değer yine girişimcilik olacaktır.

Photo by Charles Forerunner on Unsplash

Kurumların mevcut işlerini yaparken bir taraftan dijitalleşmeyi yönetmeye, bir taraftan teknoloji ile ilgili çalışmalarını sürdürürken, aynı anda girişimcilik ve kurum içi girişimcilik çalışmaları yaptıkları bilinen bir gerçek ama aynı anda bütün bu faaliyetlerin yerine getirilmesi de zor. Bütün faaliyetlerin şirketler tarafından yerine getirildiği eski iş dünyasının da bittiği biliniyor. Bu da aslında şirketlerin de girişimlere ihtiyacı oldukları noktasını işaret ediyor.

Kurumsal hayat sabit bir hal aldıkça insan sermayesinin, yaratıcılığının ve potansiyelinin en doğru kullanılabileceği yer girişimcilik ekosistemi olacaktır. Bu durumda girişimler için sorun çözümü bulmak, kurumsal şirketlerle iş yapmak ve insan sermayesi ile beraber çalışmak için çok büyük bir fırsat bulunmaktadır. Girişimlerin diğer büyük fırsatı ise teknolojik çözümlerin hızlıca uygulanmaya konulabilmesi, kurumsal şirketlerde olmayan hız ve çevikliktir. Bu avantajlarla beraber çözülmeye değer bir problem bulan ve bunun üzerine çalışan girişimler tarafından başarılı olması mümkündür.

Photo by Roberto Nickson on Unsplash

Ülkemizde girişim ekosisteminin küçük olduğu ve az yatırım aldığı bilinen bir gerçektir. Diğer bir gerçek ise girişimcilik için büyük bir potansiyel olduğu gerçeğidir. Teknoloji hızla ucuzlarken, internet bütün dünyayı kaplamışken, girişimcilik konusunda bir paradigma değişiminin yaşanması ve girişimcilik ile çalışmaların gündemin ilk maddeleri arasında yer alması gerekmektedir.

İş dünyası büyük bir hızla değişirken girişimcilik kurumsal dünya için büyük bir itici güce dönüşebilecek ve tahmin edilemeyen değerler yaratılmasını mümkün kılabilecek bir paradigma değişimidir. Kurumsal dünyanın değişimi hayata geçirebilmesi için girişimcilik ile dünyadaki çalışmaları incelemeleri, şirket — girişim iş birliklerini sürekli olarak gözetmeleri, girişimlere yatırım yapmaları ve kurum içi girişimcilik kültürünü şirketlerinde yaratmaları şarttır.

Girişimcilik sadece belirli azınlıktan beklenemeyecek bir toplumsal dönüşüm ve ilerleme yolculuğudur. Bu yüzden sadece bireyler özelinde değil toplumsal olarak da girişimcilik üzerine düşünülmesi ve bunun tartışmaya açılması önem taşımaktadır. Herkesin girişimci gibi düşünmesi gerektiği ve girişimci gibi çalışmasının şart olduğu yeni bir iş dünyası bir adım uzakta. Bu yüzden hem kurumların hemde bireylerin girişimci olması şart. İş dünyası, toplum ve gelecek kavramlarının birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğu asla unutulmamalıdır.

“Kendini yetersiz gören insan tereddüt içinde beklerken, girişimci insan hata yapmaktan korkmadığından daha üstün hale gelir.” Doğan Cüceloğlu

Teşekkürler,
Tomorrow

Leave a Comment

Your email address will not be published.

You may also like

Hot News