Girişimcilik mi? Kurumsal Hayat mı?

By

ş hayatı bilinmezlerle dolu, zorlu bir yolculuktur. Bu yolculukta bireyler hayattan aradıklarını bulmak ve emeklerinin karşılığını almak isterler. Maaş ve kariyer hedefleri bir noktaya kadar tatmin edici olsa bile asıl arayış insanın kendi içindedir.Hayattaki amacını bulmak ve ona peşinden gitme isteği vardır.

Photo by Benjamin Sow on Unsplash

Kurumsal hayatı herkes bilir. Uzun çalışma saatleri, farklı departmanları dengede tutma çabası, şirket içi rekabet, hedefler, gerçekleşmeyen vaatler, kariyer beklentileri, yönetici egoları diye devam edebilecek zorlukları vardır. Bunun yanında kimsenin reddedemeyeceği kolaylıklar da sağlar. Hafta sonu tatilleri, düzenli bir maaş, sosyal ve yan haklar, sosyal bir statü, yaz- bayram tatilleri, belirli çalışma saatleri ve genelde düzenli bir çalışma kültürü vardır.

Bu sayılan zorluklar ile zorlukların karşılığında verilen imkanlar çoğu zaman birbirini dengelemektedir. Büyük bir ekibin parçası olmak, her gün topluma ve insanlara değmek kişisel mutluluk için oldukça önemli argümanlardır.

Girişimcilik ise daha dengesiz bir süreçtir. Maaş, düzenli hayat ve sosyal statü kısmı tamamen belirsizdir. Girişimlerin, yeni şirketlerin veya ufak şirketlerin başarılı olup olmayacağı da tahmin edilemez. Ortaya koyulan emek bir yerden sonra başarıya da dönüşebilir ama herhangi bir sonuca ulaşmama ihtimali daha yüksektir. Bu yola çıkan insanların aklından çıkartmadığı bir gerçek…

Girişim ekosistemine giriş yapmayı düşünen herkes bilmelidir ki başarı veya başarsızlıktan öte olan en büyük dinamik kişisel gelişimdir. Sürekli olarak değişmek, gelişmek ve ilerlemek ben büyük itici güç olmaktadır. Aynı durum ise kurumsal hayat için geçerli değildir. Belirli işleri benzer şekilde ve hemen hemen aynı teknolojileri kullanarak yapmak fazlasıyla yeterlidir. İş bittiğinde ertesi güne kadar işi düşünmek veya geleceği planlamak gerekli değildir.

Girişimcilikte yarın belirsizdir. Bu huzursuzluk girişimcileri rahatsız ederken onları zorlayarak başka bir dönüşüme mecbur kılar. Bu sürecin kötü olduğu düşünülebilir ama değildir. Huzursuzluk ve zaman zaman hissedilen korku hissi gelişimi tetikler ve zorlarken aynı anda ilerlemeyi bir kültür haline getirir.

Kurumsal hayat ise büyük resimdir. Günde milyarlarca insanın hayatına değen dev hızlı tüketim şirketleri vardır. Milyarlarca insana ulaşan bir ekosistemin bir parçası olmak başlı başına büyük bir sorumluluktur. Her gün müşteriye aynı seviyede hizmet götürmek kesinlikle düşünülenden zordur. Ve çok takdir edilmesi gereken büyük emeklerin, fedakarlıkların sonucudur.

Photo by Lalo on Unsplash

Kurumsal hayat kesinlikle iyidir ve insana konfor sağlar. Kurumsal hayatta çalışma yolunu seçenlerin kesinlikle ve kesinlikle bilmesi gereken ise işlerini yapıp, mesailerini tamamlamaların kendileri ve çalıştıkları kurum için yeterli olmadığıdır. Her çalışan yetkinliğini arttırmak ve gelişimini sürekli kılmak durumda. Bu kurum içi girişimcilik olabilir, yeni giren çalışanlara mentorluk yapmak olabilir veya içerik üretmek olarak ortaya çıkabilir. Çalışanların kurumsal hayata katkı sağlayabilecekleri ve kurumsal hayatın tecrübelerini aktarabilecekleri çok fazla imkanları vardır ve kurumsal hayatta kalmayı seçen bir çalışanın kendi işi dışında yeni yetkinlik kazanması olmazsa olmaz.

Photo by Emily Goodhart on Unsplash

Girişimci olmak, kendi şirketinizi kurmak veya yeni kurulmuş bir şirkete katılmak bir maceradır. Bunun için bireylerin kendilerini çok iyi tanımış olması gerekir. Girişimciliğin kurumsal hayattan kurtuluş yolu olarak algılanmaması şart. Kurumsal hayatta yetkinliklerini kullanamayan, kişisel gelişim konusunda aradığını bulamayan ama en önemlisi bu konuda tutku sahibi insanların yapabileceği bir yolculuktur. Kolay bir yolculuk asla değildir.

Girişimcilik mi? Kurumsal Hayat mı? Bu soruların bir doğru yanıtı yoktur. Herkese göre bir yanıtı vardır. Bunun için bireylerin kendi yetkinliklerini keşfetmesi ve yaratıcı güçlerini harekete geçirmesi gerekmektedir. Kurumsal hayat çantada keklik olarak görülmemeli ve bir şirket bünyesine katılmanın tek başına yeterli olmadığının farkına varılması gerekmektedir. Diğer taraftan girişimcilik başlı başına bir yolculuktur ve bunun için başlaman önce insanın tutkularını, önceliklerini, hayallerini ve kendi dayanıklılığını bilmesi gerekir.

Teşekkürler
Tomorrow

Leave a Comment

Your email address will not be published.

You may also like

Hot News