Dijital Dönüşüm Yol Haritası 2019

By

Dijital dönüşüm, içinde bulunduğumuz çağın dinamiklerini belirleyen ve henüz değeri yeterince anlaşılmayan bir kavramdır. Buhar makinesi veya matbaanın keşfinin günümüz versiyonu olarak adlandırılabilir. Etkileri ise
çok uzun yıllar boyunca hissedilecek bir değişim dalgasını sadece başlangıcı. Dijital dönüşüm bu kadar kritik öneme sahipken onu daha da netleştirmek adına daha önce bir yol haritası yayınlamıştık ama üzerinden geçen süreçte güncellenmesine ve detaylandırılmasına ihtiyaç olduğuna karar verdik. Bu yüzden Dijital Dönüşüm Yol Haritası 2019’u yayınlamaya karar verdik.

 Photo by Jungwoo Hong on Unsplash

Dijital dönüşüm sürecin ve yol haritasını 4 bölüme ayırdık.

A-Bakış Açısı Değişimi;

1-Yönetim; CEO, dijitalleşmeyi kabullenmek ve şirketin dijital dönüşümünü yukarıdan aşağı doğru başlatmak zorundadır. Böyle bakılmaz ise değişim ve dönüşüm başlamadan bitecektir. Şirketin bütün yönetici kadrosunun dijital dönüşüm üzerine çalışması ve bunun gerekliliğini kabul etmesi şarttır. Üst düzey ve orta düzey yöneticilerin dijitalleşmeyi ve teknoloji anlamaları ve kabullenmeleri gerekmektedir. Çalışanların da buna uyum sağlaması çok önemlidir çünkü çalışanlar katkı sağlamadan verimli bir sonuç çıkmayacaktır.

2-Şirket Kültürü; Şirketlerin yöneticileri, iş ortakları, çalışanları, müşterileri ve tedarikçileri ile beraber uzun yıllar sonunda yarattıkları büyük bir kültürel yapıları vardır. Kültür bir değerler bütünüdür fakat şirketler zamanla değer kavramı yerine alışkanlık kavramını da kültür olarak kabul etmeye başlar. Bu yüzden şirketin kültürü ile alışkanlıkların ayrıştırılması gerekmektedir. Sonra ise yönetim, iş modeli, yetkinlik, teknoloji kullanımı ve iletişimi mevcut koşullara uygun mu kontrol edilmeli, değilse revize etmekle vakit kaybetmek yerine sıfırdan başlanmalıdır. Sıfırdan başlamak revize etmekten kolaydır.

3-Süreçler; Süreçler yıllar içinde karmaşıklaşır. Şirketler büyür, farklı ve iç içe geçmiş teknolojiler kullanılır, her departmana özgü çözümler geliştirilir… Bunun sonucunda iş modelleri ve süreçler içinden çıkılmaz hale gelirler. Süreçlerin akış şemasının çıkartılması, gözden geçirilmesi, elenmesi ve ölçümlenemeyen işlerin tanımlanması gerekir. Sonrasında ise süreçler en şeffaf ve akıcı haline getirilmelidir. Süreçler şirketlere ayak bağı olmamalıdır.

B- Verinin ve Müşterinin Dünyası;

1-Müşteri: Müşterinin her zaman olduğundan çok daha kıymetli olduğu bir dünya şu anda mevcut. Sadece bir patron vardır; o da müşteridir. Ve o, sadece parasını başka bir şeye harcayarak, şirketteki herkesi kovabilir. demişti Sam Walton. Müşteri böylesine bir değerin sahibi iken müşteriyi tanımak, yeni müşteriler kazanmak, onların beklentilerini karşılamak ve onları yeni ürün ve hizmetlerle şaşırtmak olmazsa olmazdır. Şirketler kendilerine gelecekte bir yer ayrılmasını istiyorlarsa müşterilerini tanımalı, anlamalı ve onların yanında olmalıdır. Ayrıca henüz müşteri olmayan yeni nesillerin gelecekte nasıl müşteriler olacağı ve onlara ne değer önerilebileceği konusunda şimdiden hazırlıklı olunması gerekir. Gelecek ise her zaman olduğudan daha yakın.

2-Veri: Veri yeni petroldür. Petrol gibi kıt bir kaynak olmamasına rağmen giderek petrolden daha değerli hale gelecektir. Veri kıt değildir elbet ama veriyi anlamak ve modellemek zordur ve bu yüzden kaliteli veriye ulaşmak nadir görülür. Bu yüzden düzenli ve kaliteli veri, bir şirketin sahip olabileceği en değerli varlıktır. Birçok dev teknoloji şirketinin daha çok müşteriye ve böylelikle daha çok veriye ulaşmak için mücadele etmektedir. Verinin bu kadar kıymetli olduğu bir dönemde şirketlerin kendi verilerini önemsememesi düşünülemez. Her veri anlamlandırılabilir olmalı ve modellenmelidir.

3-Ürün veya hizmet: Ürün veya hizmet dijital veya teknolojik olmayabilir ama müşteri ile temas eden herşeyi tekrardan var etmek mümkündür. Bunun için ürün veya hizmeti oluşturan ekosisteme teknoloji eklemek ve dijitalleşme ile yeniden meydana getirmek mümkündür. Starbucks’ı düşünelim; kahve aynı kahvedir ama ödeme sistemi yaratılması ile beraber hizmet başka bir seviyeye erişmiştir, hem sadakat hem de teknoloji bir anda bir araya gelir.

C- Yenilikçi Olabilmek veya Yok Olmak;

1-İnovasyon: İnovasyon şirketin uzun zaman için varolması için olmazsa olmazdır. Şirket gündelik faaliyetleri ile bugün varlığını sürdürebilir ama gelecekte var olmak istiyorsa inovasyon yapmalıdır. Peki inovasyon nedir? Müşterinin beklemediği ürün veya hizmetin yaratılmasıdır. Müşterinin şaşırtılması demektir inovasyon. Şirket içinde departmanlar yaratmak ve inovasyon bürokrasisi kurmak kolaydır ama inovasyona hayat vermek ve müşteriye dokunmak zordur. Gerçekleştirmek için ekosistem kurulması, arge harcamaları yapılması ve kurum içi girişimcilik konusu desteklenmelidir.

2-Teknoloji: Teknoloji kullanımı ve teknolojiye yatırım son yılların en büyük konusudur. İnsan hayatındaki büyük değişim ve gelişim teknolojinin katkısıyla mümkün olmuştur. Bugün kolaylıkla ve basitlikle yapılan işlemlerin arkasında çok büyük çalışma ve şüphesiz çok önemli bir teknoloji desteği vardır. Basitlik, gelişmişliğin son noktasıdır” demişti Leonardo da Vinci. Bir proje yaparken müşteri için basit bir hizmet kurgulamak ve arka planda ise karmaşık teknolojileri kullanmak, deneyimlemek ve prototipler oluşturmak gerekmektedir. Teknoloji, ancak hızlıca hayata geçen projeler ile anlamlı olur.

3-İnternet: İnternetin bütün teknolojilerden farklı bir tarafı vardır. Bütün teknolojiler zamanın değişim gücüne yenilirken sadece bir teknoloji zamanı değiştirme gücüne sahiptir, o da internet. İnternet kendi rüyasını görüyor içinde bulunduğumuz günlerde. Bu yüzden internetin yarattığı değer ve ağların oluşturduğu dünyanın iyi anlaşılması, internette var olmanın ne demek olduğu çok iyi anlaşılması gerekmektedir. Mobil cihazlar ve internet arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılması şirketlerin geleceği için çok kritiktir. Sosyal medya tarafında ise kaliteli içerik üretmesi şirket için kesinlikle şarttır.

D- Bilinmeyen Rakipler ve Yetkinliklerin Paylaşımı;

1-Rekabet; Rekabet, artık bildiğimiz ve modası geçmiş olan rekabeti ifade etmiyor. Sektör oyuncularının birbiri ile yaptığı rekabet, bilinen ve eski bir alışkanlık fakat artık dünya değişti. Rekabet artık bilinenden çok farklıdır ve rakip kavramı artık aynı sektördeki oyuncuları kapsamıyor. Yeni rakipler var. Onlar teknoloji şirketleri ve bilinmeyen rakiplerdir. Teknoloji şirketleri artık bir çok sektörde yıkıcı etki gösterirken, bilinmeyen rakipler ise girişimlerdir. Ortaya koyacakları ürün ve hizmetler ile dünyayı değiştirebilecek bu yeni rakipler eski rekabet dünyasını da tamamen değiştirmiş durumdadır.

2-İş Ortaklarının Katkısı; Şirketler her yetkinliğe sahip değillerdir. Bunun için iş ortakları kritik bir görevi yerine getirir; şirketlere farklı yetkinlikler getirirler. Dijital dönüşümde şirketin eksik kaldığı noktalarda iş ortakları ile çalışmak dijital dönüşüm yolculuğunu kesintisiz hale getirir. Bu yüzden dijital dönüşümün gerçekleşmesi için iş ortaklarının oyuna katılması şarttır.

c- Rekaberlik; Rakip görülen şirketler ile iş birliği yapılması, beraber ürün ve hizmet yaratılması mümkündür. Bunun dünyada sayısız örneği vardır. Günümüz dünyasında eski tip rekabet anlayışının bırakılıp yerini rakiplerin yetkinlikleri ile şirketlerin kendi yetkinliklerini birleştirmesi gerekmektedir. Rekabetten daha önemli olan bir şey varsa o da müşteri için çalışmaktır.

Photo by Richard Kasperowski on Unsplash

Değer Önerisi; Dijital dönüşüm demek tüm bu süreçlerin sonunda müşteri için güncellenebilir ve yenilebilir bir değer önerisi yaratılması demektir. Bu yolculuğun sonunda müşteri için bir değer ortaya çıkartamayan şirketler dijital dönüşümü gerçekleştirmiş olamazlar. Bütün çalışmaların ve bu dijital dönüşüm yolculuğu tek bir amacı vardır; değer yaratımı. Çalışmaların sonunda müşteri için bir değer ortaya çıkmıyorsa dijital dönüşüm de yoktur.

Teşekkürler.
Tomorrow

Leave a Comment

Your email address will not be published.

You may also like

Hot News