Hızlanan Hayat, Değişen Beklentiler

By

Türkiye Bilişim Vakfı tarafından organize edilen “Hızlanan Yaşam, Değişen Beklentiler” etkinliğinde Faruk Eczacıbaşı’nın misafiri Bekir Ağırdır’dı. Çok kıymetli bir söyleşi oldu. Bekir Bey’in dikkat çeken çok kıymetli analizleri ve paylaştığı istatistikler mevcuttu. Öncelikle hayatın ritminin çok hızlandığını, zaman ve mekan bağımsız yaşanabildiğini tekrar hatırlatırken, hiyerarşi ve otoriten bağımsız çalışabilmenin keşfedildiğini tespitini dinleyicilerle paylaştı.

Dijital dünya hızlanırken değişim sadece iş dünyası, teknoloji ve dijitalleşme yönünde gerçekleşmemekte. Her ne kadar sessiz sedasız ilerlese bile en büyük ve en radikal değişim sosyal değişimlerdir. Teknoloji ve dijitalleştirme her gün iş hayatını değiştirirken sosyal dinamikleri de değiştirmektedir. Bu yüzden de teknoloji ve dijitalleşme bakış açısına insan faktörünün her zaman eklenmesi gerekmektedir. Günümüzde sosyal hayatın değişiminin farkında olunması ve dönüşümün etkilerinin anlaşılmaya çalışılması ayrı bir yetkinlik gerektiriyor.

Bekir Ağırdır’ın tespitlerinden kısa kısa notlar:

1-Gündelik hayat çok hızlı. Zaman ve mekan bağımsız yaşayabiliyor ve çalışılabiliyor. Hiyerarşi ve otorite olmadan çalışıp, yaşayabileceğimizi öğrendik. Bireyler kendi sorumluluklarını yerine getirdikleri ve istedikleri kadar çalışacakları yeni işleri tercih edebiliyor ve bu çalışma giderek artacak.

2-Zihin haritalarımız değişiyor. Kanaatler anlık değişiyor ve kapsayıcı bir hal alıyor. Gündem gerçek zamanlı olarak hayat buluyor. Sosyal medya öncesi bir iki gün içinde oluşan ve medya organlarına bağlı olan yargıların gücü insana geçmiş durumda, artık insan anında bir yargıya varıyor ve kendi gibi düşünen insanların yanında yer alabiliyor. Örnek: Zilli ve delikanlı birasına karşı tepki.

3-Eğitim sistemi bu hızlı gündelik hayatın çok gerisinde. Çocuklar okuldan sonra internet ve sosyal medya ile beraber dünyaya bağlanıyor ve hızlanıyor. Çocuklar okuldan bağımsız hiyerarşiden uzak bir öğrenme içindeler. Aldıkları eğitimin ve bilginin yeterli olmadığının farkında çocuklar ama onların doğru bilgi kaynaklarına ulaşmasını sağlamak önem taşıyan toplumsal bir konu.

4-Komşuluk veya mahallelik artık yok, onun yerine bireylerin tam olarak tanımadığı insanlar var. Televizyon programlarında takip ettikleri veya Facebook ve Instagram’da gönderilerini beğendikleri insanlar var artık.

5-Klasik mesai saatleri yakın zamanda talep görmeyecek. Hiyerarşinin olmadığı, takım çalışmasına dayalı ve farklı yetkinliklerin bir arada olduğu yeni bir iş dünyası yaratılmalı. Gençlerin talepleri anlaşılması şart ve buna uygun şekilde iş dünyası kendi tekrar tekrar yenilemeye hazır olmalı.

6-Şirketler plan ve bütçe yapmak yerine senaryolar oluşturmalı. Ülkelerin, teknolojinin ve küresel şartlar sürekli değişiyor. Bunlar sadece planlar ile sürdürülemez durumda. Dünya çok hızlı değişirken belirli plan veya belirli stratejiye bağlı kalmak şirketleri yavaşlatır, onun yerine senaryolar olması ve acil durumlarda bu senaryolara göre hızlı hareket edilmesi çok kıymetli.

7- Yaşlı genç ayrımının yapısı değişti. Genç veya yaşlı olmak konusunda belirleyici olan ise hayatın içinde olan olmayan halini aldı. İnsanların kaç yaşında olduklarının önemi kalmadı, bunun yerine hayatın içinde olan bireylerin kıymetinin arttığı, hayatın içinde olmayanların ise uzaklaştığı bir zaman diliminin içinden geçiyoruz. Şu an kapalı kalmak iyi bir fikir değil.

Bekir Ağırdır’ın vizyonu ile beraber teknoloji ve dijitalleşmenin sosyal boyutunu ve düşünülmeyen yönünü keşfetme şansı bulduk. Asıl önemlisi ise hepsini bir arada düşünerek yorumlayabilmek. Bugün artık şirketlerin de müşterini tanıması şart. Eski dönemin kapandığını ve şirketlerin istedikleri ürünleri reklam veya dağıtım ağları yardımı ile satamayacaklarını anlaması ve bireylerin artık gücü eline aldıklarının farkına varmaları gerekmekte. Eski dünyanın oyun alanları olmadığı gibi eski dünyanın tüketicisi de artık yok.Bireylerinde bu sosyal değişimi görmesi ve bu değişimi anlamak üzere kafa yormaları şart. Tarihin en büyük değişimlerinde birisi yaşanırken buna sadece teknoloji veya iş dünyası yönünden bakmamak ve aslında değişimin bir bütün olduğunun farkına varılması gerekmektedir. Hayat hızlanıyor ve bireyler de hayata uyum sağlamak için daha çok hızlanıyor ve bu sırada değişim sessiz sedasız ve kendisini göstermeden gerçekleşiyor. Değişimi görünür kılmak ve anlamlandırmak her bireyin üzerine düşen görevlerin başında gelmektedir.

“Bir şeyi ne kadar iyi anlarsak üzerinde düşünmek için o kadar az çaba harcarız. Aşinalık, beraberinde ilgisizliği getirir; tekrar baskısı devreye girer ve ilgimiz zayıflar.” David Eagleman

Teşekkürler,
Ferhat Yalçın
Founder at Tomorrow

Leave a Comment

Your email address will not be published.

You may also like

Hot News